Şifa Sanatları | Düşünemeyen Beden – 2
15624
post-template-default,single,single-post,postid-15624,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-7.3,wpb-js-composer js-comp-ver-4.5.2,vc_responsive
 

Düşünemeyen Beden – 2

16 Oca Düşünemeyen Beden – 2

Daha önceki yazımızda bedenimizin neden düşünmediği üzerine belirli fikirleri ortaya atmıştık. Alışkanlıklarımızın bedenimizde düşünme gibi algılandığını aslında düzenli tekrarın beden için devamlılık oluşturduğunu ifade etmiştik.

Bedenimiz alışkanlıkları nasıl ediniyor bunu da anlamamız gerekli ki çözüm olarak kullanabileceğimiz araçları doğru ve yerinde kullanabilelim.

Bedenimiz birbirine doğrudan bağlı bir kaç sistemle hayatımızı sürdürür. Boşaltım, sinir, sindirim, solunum, dolaşım. Her bir sistem kendine bağlı organlar grubu aracılı ile bizleri ayakta tutar. Bu kısma kadar olanı geleneksel batı tıbbı ve biyoloji bilimi olarak ilk ve ortaokul yıllarımızda öğrendiğimiz temel bilgilerdir. Her bir sistem kendi cumhuriyeti varmış gibi davranır. Her sistemin kendi üretici ve tüketici yapıları vardır. Bu organlar ve işlevlerini daha sonraki yazılarımızda oldukça detaylı inceleyeceğiz.

Her sistem belirli kas grupları ile de ilişkilidir. Her kas parçası hücrelerden oluşur her hücre her parça kendi hafızasına sahiptir. Tekrarlarla gelen bilgi kasların kendi hafızalarında kayıt altına alınır. Bu nedenle çalıştırılan kaslar daha güçlü, esnek ve sağlıklı olur. Belirli durumlarda, ihtiyaç halinde gerekli olan hareketi istemsiz olarak bile yapabilir hale gelir. Refleksler ya da düşüncenin olmadığı kendiliğinden yapılan doğal hareketler (dans gibi, savaş sanatları gibi) böyle gelişir.

Kendi başına belirli bir hareketi yapmakla yükümlü olan kaslar, düzenli egzersizler ile kaslarda yeni damarların oluşması sağlanır. Daha önce de belirttiğimiz gibi kanın düzenli dolaşabildiği her beden parçasında sağlık vardır. Uzakdoğu tıbbında da benzer bir ifade de yer almaktadır. Kanın aktığı yere qi de gider. Bu biçimde hareket bir düzeye kadar enerjinin de beden içinde dolaşmasına önayak olur. Qi’nin akışı her hareketli bedende aynı olmaz. Yani her spor salonundan çıkmayanın sağlık sorunlarının olmaması gerekli iken durum pek de öyle değildir.

Kasların kendi hafızaları onların kullandığı enerjinin de miktarını ayarlar. Örneğin sürekli hareketsiz kalan bir bedende kasların büyük bir bölümü durgunluk nedeni le daha az enerji harcamaya ihtiyaç duyar. Hareketsizliği yeni bir düzen olarak tanımlar ve bunu alışkanlık haline dönüştürür. Böylece güç kaybı, esneklik kaybı, kan dolaşımında azalma gibi bir çok sorun ile yüzyüze kalırız. Herhangi bir egzersiz ile qi gong ve tamamlayıcı sağlık egzersizleri arasında bu nedenle önemli farklar vardır. Genel egzersizler bedendeki kasları belirli yönlerde çalıştırır. Bir kas grubunu birden çok yönde çalıştıramadıkları için de uzun vadede sağlığın yeter düzeyde korunmasına da çok olanak vermezler.

Bizler için gereken nedir?

Kaslarımızı izin derdiği ölçüde farklı yönlerde çalıştırmayı öğrenmemiz gereklidir. Bir kası sadece ağırlıkla çalıştırmak yerine, esnetme ve germelerle, burmalarla da çalıştırabilmek bunları belirli bir sistem aracılığı ile düzenli tekrarlamalıyız. Böylece düşünmekten aciz olan bu bedene yeni alışkanlıklar kazandırarak kendimiz için daha sağlıklı günler yaşayabiliriz.

Facebook Sayfamız için tıklayınız.